© 2014 - Tüm hakları PPM Kirlilik Önleme ve Yönetimi Ltd. Şti.'ye aittir.

TR | EN

Hizmette

17.

yıl

TEHLİKELİ ATIK YÖNETİMİ

Teknolojik gelişmeler, üretim artışı ve üretim sürecindeki ilerleme ve değişiklikler, kullanılan enerji kaynakları ve kimyasal madde kullanımındaki artışlar, tehlikeli atık miktarında önemli bir yükselişe yol açmaktadır.

 

Tehlikeli atıkların kaynağında özelliğine göre ayrılması, toplanması, geçici depolanması, geri kazanılması, taşınması, bertarafı ve bertaraf işlemleri sonrası kontrolü ve benzeri işlemlerinin tümü "tehlikeli atık yönetimi" olarak adlandırılmaktadır. Tehlikeli atıkların yönetiminin amacı, bu atıkların insan sağlığına ve çevreye zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı biçimde alıcı ortama verilmesini, depolanmasını, taşınmasını, uzaklaştırılmasını ve benzeri faaliyetlerde bulunulmasını engellemek, çevreyle uyumlu bir şekilde bertarafını sağlamak ve tehlikeli atık üretimini kaynağında en aza indirmektir.

 

Tehlikeli atıkların en iyi şekilde yönetilebilmesi için öncelikle çok iyi tanımlanması gerekir. Tehlikeli atıkların tanımlanmasında ve sınıflandırılmasında henüz tam bir kesinliğe ulaşılamamıştır.

 

Bir atığın tehlikeli olup olmadığına karar vermede esas alınan kriterler, atığın bileşimi, atık içindeki bileşenlerin miktarları, atık içindeki bileşenlerin kimyasal reaktifleri, atığın fiziksel durumu, atığın çevredeki etkileri ve kalıcılığı şeklinde özetlenebilir. Kısaca tehlikeli atık, zararlı madde içermesi veya kimyasal reaksiyon ortaya çıkarması nedeniyle katı atık ile birlikte bertaraf edilemeyen atıktır.

 

Tehlikeli atıklar kimyasal olarak aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir;

 

1. İnorganik atıklar;

• Asidik ve bazik atıklar,

• Siyanürlü atıklar,

• Ağır metal içeren atıklar,

• Asbest kalıntıları,

• Diğerleri,

 

2. Madeni yağ atıkları,

 

3. Kimyasal kökenli organik atıklar;

• Kirlenmiş klorlu solventler (halojenler),

• Klorsuz solvent atıkları,

• PCB'li atıklar,

• Boya ve reçine atıkları,

• Biosid ve pestisitler,

• Diğer kimyasal kökenli organik atıklar,

 

4. Biyolojik kökenli organik atıklar,

 

5. Özel atıklar (büyük miktardaki az tehlikeli atıklar),

 

6. Enfekte atıklar.

 

Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'ne göre; tehlikeli atıklar evlerden, endüstri kuruluşlarından ve ticari işyerlerinden kaynaklanan ve yönetmeliğin 1, 4, 5 ve 6. eklerinde verilen tehlikeli özelliklerden en az birini taşıyan atıklar veya tehlikeli atıklarla kontamine olmuş malzeme veya maddelerdir. Yönetimi ve denetimi ayrı esaslar gerektiren tıbbi atıklar, cips atıkları, termik santral külleri ise aynı Yönetmelik'te özel atıklar olarak tanımlanmıştır. Bu atıkların özellikleri, oluştukları kaynaklar, üretim teknolojilerine ve üretime giren maddelere göre tehlikeli veya tehlikesiz özellikler göstermekte, yönetim esas ve usulleri de buna göre farklılık göstermektedir.

 

Tehlikeli Atıkların Taşınması

 

Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların uluslararası hareketini büyük ölçüde kısıtlamıştır. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği de yurt dışında üretilen tehlikeli atıkların Türkiye'ye ithalini yasaklamıştır. Ancak Çevre Bakanlığı'nca, bu atıkların sağlık, araştırma, yakıt ve benzeri amaçlarla kullanıldığını belgeleyenlere ithalat izni verilebilmektedir. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın "Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Madde ve Atıklara İlişkin Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği" çerçevesinde Çevre Bakanlığı'nca belirli kriterler doğrultusunda bazı hurdaların ithalatına izin verilmektedir.

 

Yönetmelik gereğince tehlikeli atıkların geri kazanımı veya nihai bertarafları amacıyla taşınması, ilgili valilik tarafından verilecek "lisans"a sahip araçlarla yapılır. Lisansa esas olacak hükümler, Çevre Bakanlığı'nca 19 Kasım 1996 ve 9 Eylül 1997 tarihli genelgeler ile valiliklere ve ilgili kurumlara bildirilmiştir. Buna göre, atıkların taşınacağı araçların teknik donanımları, etiketlenmeleri ve yüklenmeleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın, 22 Ekim 1976 tarihli "Tehlikeli Maddelerin Karayolu İle Taşınması Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda yapılmalıdır.

 

Tehlikeli Atıkların Depolanması

 

Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin yürürlüğe girmesiyle tehlikeli atıkların belediye çöp alanına kabulü yasaklanmıştır. Lisanslı atık bertaraf tesislerinin henüz olmaması ve yönetmelik gereğince üreticilerin atıklarını tesis içinde geçici depolama olanaklarının sınırlı olması, illerde uygun "ara depolama" tesisleri kurulmasını gündeme getirmiştir.

 

Atıkların nihai bertarafı için uygun yer bulunamaması yada depolamadan önce bazı fiziksel ve kimyasal işlemlerin yapılması nedeniyle, atıklar ara depolarda geçici olarak depolanabilir. Bu depolarda bekleme süresi bir yılı aşamaz. Ancak bu süre zorunlu hallerde valiliğin izni ile uzatılabilir. Ara depolama tesisleri ayrı alanlarda yapılabileceği gibi, işleme tesisleri içerisinde de yapılabilir.

 

Tehlikeli Atıkların Geri Kazanılması

 

Atıkların, fiziksel veya kimyasal işlemlerden geçirilerek tekrar hammadde ya da yeni bir ürüne çevrilmesidir.

 

Tehlikeli Atıkların Nihai Bertarafı

 

Tehlikeli atıkların geri kazanılması esastır, atıkların geri kazanılmasının ve tekrar kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda atıklar, çevre ve insan sağlığına zarar vermeden bertaraf edilir. Bertaraf sistemleri atık özelliklerine uygun teknolojilere göre seçilir.

 

Yakma Yöntemi

 

Uygun kriterlere sahip olduğu tespit edilen tehlikeli atıklar, gereken yakma sıcaklığını haiz tesislerde Bakanlığın uygun görüşü ile yakılabilir.

 

PPM, konusunda tecrübeli personel ve danışman kadrosuyla, işletmelerde Tehlikeli Atık Yönetimi Sistemi kurmakta ve bu kapsamda;

 

• Tehlikeli atıkların kaynağında tespit edilmesi,

• Özelliklerine göre ayrılması,

• Risk analizi

• Atık minimizasyonu ve yeniden kullanımı,

• Toplanması,

• Geçici depolanması,

• Taşınması,

• Geri kazanılması,

• Bertarafı,

 

konularında danışmanlık ve belgelendirme hizmetleri vermektedir.

 

Entegre Katı Atık Yönetimi için tıklayınız.